RayHaber

OtonomHaber

Merhaba İzmir

RaillyNews

BlauBahn

KamuHaber

Iptidai

Ediz Hun, Son Oyun Galasında Türk Sinemasının Hafızasını ve Hayatından Öyküleri Anlattı

Yapımcılığını Filiz Emre ve Yunus Emre Tolan’ın, yönetmenliğini Tunç Topçuoğlu’nun üstlendiği Son Oyun belgeseli, Antalya’da Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Aspendos Salonu’nda ilk kez izleyiciyle buluştu. Cumhuriyet Bayramı gecesinde düzenlenen galada Ediz Hun, seyircilerin yoğun ilgisiyle karşılandı; Türk sinemasının geçmişinden kişisel anılarına ve kaktüs koleksiyonuna uzanan bir konuşma yaptı.

Son Oyun belgeselinin galası Antalya’da yapıldı

Gala gösterimine Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir de katıldı. Özdemir, Ediz Hun’a sunduğu çiçeği salondaki kadınlara ithaf etti. Cumhuriyet Bayramı’nın 103. yılını kutlayan Özdemir, konuşmasında Mustafa Kemal Atatürk’ü ve Kurtuluş Savaşı’nın neferlerini saygı, rahmet ve minnetle andı.

Özdemir, Ediz Hun’un Altın Portakal Film Festivali’yle ve Antalya halkıyla uzun yıllara dayanan bağını vurguladı. Sanatçının oyunculuğunun yanı sıra beyefendi kişiliği ve Türk sinemasına katkılarıyla farklı kuşakların sevgisini kazandığını belirterek belgeselin ilk gösteriminin Antalya’da yapılmasının önemine dikkat çekti.

Ediz Hun: “Bu geceyi hiç unutmayacağım”

Belgeseli izleyicilerle birlikte ilk kez seyrettiğini söyleyen Ediz Hun, galaya katılanlara teşekkür etti. Gördüğü ilgiden duygulandığını belirten sanatçı, yönetmen Tunç Topçuoğlu’nu da çalışması için kutladı. Hun, 134 filmde rol aldığını ve altmış yılı aşkın süredir sinemada çalıştığını anlatarak sağlığı elverdiği sürece oyunculuğa devam edebileceğini ifade etti.

Belgesel fikri gündeme geldiğinde izleyicilerin film boyunca yalnızca kendisini görmekten sıkılabileceğini düşündüğünü aktaran Hun, yapımın Türk sinemasının uzun tarihini hatırlatmak için de bir fırsat sunduğunu söyledi.

Ediz Hun’dan Türk sinemasının tarihine kısa bir bakış

Hun, Türk sinemasının başlangıcını 1914’te Fuat Uzkınay’ın Ayastefanos Abidesi’nin yıkılışını filme almasına dayandırdı. Ardından Muhsin Ertuğrul döneminden başlayarak Türk sinemasına damga vuran oyuncu ve yönetmenleri andı. Cahide Sonku, Suavi Tedü, Rahmi Öztoprak, Muzaffer Tema, Nedret Güvenç, Mahir Özerdem, Kenan Artun, Turan Seyfioğlu ve Sezer Sezin’in yanı sıra Göksel Arsoy, Ayhan Işık ve Orhan Günşiray gibi isimlerden söz etti.

Türk sinemasının altın çağında yönetmenlerin ve yıldız oyuncuların geniş bir izleyici kitlesine ulaştığını belirten Hun; Lütfi Akad, Metin Erksan, Orhan Aksoy, Halit Refiğ ve Osman Fahir Seden’i önemli yönetmenler arasında saydı. Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit ve Filiz Akın’ın yanı sıra Cüneyt Arkın, Kadir İnanır ve Tarık Akan’ın da sinema tarihinde özel bir yeri olduğunu vurguladı. Yeşilçam’ın, dönemin Türkiye’sinde milyonlarca kişiye ulaşmak için yoğun emek veren yapımcı ve sanatçıların ortak çalışmasıyla geliştiğini anlattı.

Oslo Üniversitesi ve Bulgaristan’dan öğrencilerle ilgili anıları

Hun, belgesel için yaşadığı adada, İstanbul’da ve eğitim gördüğü Oslo Üniversitesi’nin bulunduğu Norveç’te çekimler yapıldığını söyledi. Üniversite yıllarından bir anısını paylaşırken, hocasının sınav yanıtlarını Norveççe yazamadığı takdirde İngilizce, Almanca ya da Türkçe yazabileceğini söylediğini anlattı. Hocanın Türkçe yanıtları elçilikte tercüme ettirerek değerlendirmeyi üstlenmesi, Hun’un hafızasında nezaket ve anlayış örneği olarak yer etmiş.

Hun, Marmara Üniversitesi’nde ekoloji dersi verdiği dönemde Bulgaristan’dan Türkiye’ye gelen Türk öğrencileri de hatırlattı. Türkçeleri yeterince güçlü olmayan öğrencilerin sınavlarda Bulgarca yazmasına izin verdiğini, yanıtları tercüme ettirerek değerlendireceğini söylediğini aktardı.

Ediz Hun’un kaktüs koleksiyonu müzeye dönüştü

Belgeselde yer alan kaktüs koleksiyonuyla ilgili soruya yanıt veren Hun, koleksiyonun halka açık bir sergi alanına dönüşme sürecini anlattı. Hun’un aktarımına göre Ekrem İmamoğlu, adadaki evini ziyaret ederek kaktüsleri gördükten sonra bitkilerin halkın da ziyaret edebileceği bir yerde sergilenmesini önerdi. Proje kapsamında Bostancı İskelesi yakınındaki parkta camekânlı bir alan oluşturuldu; Hun da koleksiyonundan üç kamyon kaktüs verdi.

Hun, Türkiye’de bir ilk olarak nitelendirdiği bu girişimin hayata geçirilmesinde İmamoğlu’nun rolünü özellikle belirtti. Yönetmen Tunç Topçuoğlu da çekimler ve montaj sürerken kaktüs evinin açıldığını, Hun’un sanat dışındaki çalışmalarının da devam ettiğini söyledi.

Son Oyun, arşiv ve yapay zekâ görüntülerini birleştiriyor

Yönetmen Tunç Topçuoğlu, belgeselin farklı dönemleri bir araya getiren hibrit bir yapıda hazırlandığını belirtti. Filmde arşiv görüntülerinin yanında yapay zekâ ile üretilen sahneler de bulunuyor. Topçuoğlu, özellikle 1950’li ve 1960’lı yılları canlandıran bu görüntülerin belgeselin anlatımını zenginleştirdiğini ifade etti.

Son Oyun, Ediz Hun’un yaşam öyküsünü anlatırken Türk sinemasının tarihine, sanatçının eğitim yıllarına ve kaktüs koleksiyonuna da yer veriyor. Antalya’daki gala, belgeselin bu kişisel ve sinemasal katmanlarını ilk kez seyirciyle buluşturdu.

SUCUDO Dijital Medya Reklam Ajansı Hizmetleri Ltd. Şti. 🏠 Adalet mah. Anadolu cad. Megapol Tower 41/81 35530 Bayraklı İzmir / Türkiye 📞 +90 (553) 770 52 69 📩  ozendanismanlik@gmail.com