
63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Ulusal Kısa Film Yarışması, Ulusal Belgesel Yarışması ve özel gösterim programlarında yer alan filmler izleyiciyle buluştu. Gösterimlerin ardından yönetmenler, oyuncular, yapımcılar ve belgesel katılımcıları seyircilerin sorularını yanıtladı. Günün öne çıkan yapımları yüzme, bale, cezaevi deneyimi, kişisel arayış ve mayın tehlikesi gibi farklı konuları ele aldı.
Ulusal belgesel yarışmasında öne çıkan filmler
Denizyıldızı: Bir Cesaret Öyküsü, açık su yüzücüsü Bengisu Avcı’nın Manş Denizi’ni geçme hedefi ve yüzme yolculuğunu konu alıyor. Belgeselin söyleşisine yönetmen Onat Can Karabatak, görüntü yönetmeni Oğuzhan Macar, yapımcılar Ali Ergöçmez ve Özgür Özgürengin ile Avcı katıldı. Avcı, ilk yüzme girişimini telefonuyla kaydettiğini, ilerleyen yıllarda farklı parkurları tamamladığını ve belgesel fikrinin bu yolculuk sırasında geliştiğini anlattı.
Karabatak, ekibin Avcı’nın yüzme hedeflerinin son iki aşamasını çekebildiğini belirtti. Yönetmen, sınırlı çekim imkânları içinde Avcı’nın hikâyesini kurmanın ve karakterin yaşamından hangi kesitlerin filme alınacağını seçmenin zorluğuna dikkat çekti. Avcı, Oceans Seven parkurlarını tamamlayan ilk Türk sporcu oldu; belgesel ekibi de bu yolculuğa eşlik etti.
Prima Ballerina Meriç, Devlet Sanatçısı Meriç Sümen’in Kuğu Gölü Balesi ile AKM sahnesine dönüşünü anlatıyor. Yönetmen ve yapımcı Deniz Gürgen Atalay, Sümen’in yeniden sahneye çıkacağını öğrenmesinin ardından çekimlere hızla başladıklarını söyledi. Kurgucu Vincent Rozenberg’in de katıldığı söyleşide Sümen, filmde kendisini olduğu gibi yansıttığını ve sahne yaşamıyla özel yaşamını ayrı tutmaya çalıştığını ifade etti. Belgeselin katılımcıları arasında Gülen Tekebaş ve Antalya Devlet Opera Bale sanatçısı Arkın Zirek de yer aldı.
Diyarbakır Cezaevi ve geçmişle yüzleşme
Posta Kutusu 213- Diyarbakır, 12 Eylül askerî darbesi döneminde Diyarbakır Cezaevi’nde yaşanan hak ihlallerini ele alıyor. Yönetmen Orhan Miroğlu, cezaevinin müzeye dönüştürülmesi gündeme geldiğinde burada yaşananların da müzenin bir parçası olması gerektiğini düşündüklerini belirtti. Gösterim sonrası söyleşiye görüntü yönetmeni Cevahir Şahin, süpervizör Mehmet Eryılmaz ve belgeselin katılımcıları Paşa Akdoğan ile Abdullah Çelebi katıldı.
Miroğlu, belgeselde eski mahkûmların yanı sıra cezaevinde görev yapmış kişilere de söz verdiklerini anlattı. Akdoğan, filmi izlerken yaşadığı işkenceleri yeniden hatırladığını söylerken Şahin, röportajlar sırasında aktarılanların ağırlığından etkilendiğini dile getirdi. Eryılmaz ise kendi cezaevi deneyimini, Diyarbakır’da yaşananlarla karşılaştırdığında farklı bir yerde gördüğünü ifade etti.
Arayış belgeselinde kişisel hikâyeler
Arayış filminin yönetmeni Aslı Akdağ, senarist Büşra Coşkun ve belgeselin katılımcıları Yıldız Işık ile Ezgi Sorman gösterimin ardından izleyicilerle buluştu. Filmde kendi hayatından kesitleri paylaşmanın kendisi için unutulmaz bir deneyim olduğunu söyleyen Işık, çekimlerin çocukluğunu hatırlamasına yol açtığını anlattı. Sorman ise filmde rol yapmadığını, kendi yaşamını aktardığını ve müziğin anlatımı güçlendirdiğini belirtti.
Akdağ, üç farklı karakterin hikâyelerini ortak insani bağlar üzerinden bir araya getirmek istediğini söyledi. Yıldız Işık’ın Veliefendi’de geçen çocukluğu filmin başlangıç noktalarından biri oldu. Ekip, onun hikâyesi üzerinden yeni kişilerle tanışarak belgeselin diğer bölümlerini geliştirdi.
Ulusal kısa film yarışmasındaki yapımlar
- Adreste Bir Sorun Var: Hayranı olduğu siyasetçiyle fotoğraf çektirmek isteyen yaşlı bir adamın ve bu istek nedeniyle siyasetin tartışmalı alanlarına sürüklenen yeğeninin hikâyesini anlatıyor. Yönetmen Murat Ayyıldız, filmin çıkış noktasını bir siyasetçinin verdiği basit bir fotoğraf sözünü tutmaması hâlinde neler yaşanabileceği sorusu olarak açıkladı.
- Porkatal: Annesiyle cezaevinde kalan çocuklardan yola çıkan film, cezaevinden çıktıktan sonra köyüne dönen Engin’in annesine yeniden ulaşma çabasına odaklanıyor. Yönetmen Sis Gürdal, karakterin topluma uyum sağlama sürecini ve kurduğu planı anlatmak istediğini belirtti.
- Anaokulu: Yönetmen Melis Balcı’nın bir arkadaşının yaşadığı çizim atölyesi deneyiminden esinlenen animasyon filmi, farklı olma duygusunu ve bu nedenle yaşanan utancı işliyor. Balcı, arkadaşının daha güzel çizme çabasının hikâyenin temelini oluşturduğunu söyledi.
Kısa Metraj Özel Gösterim filmleri
Anadolu’nun Kayıp Pençeleri filminin yönetmeni Mert Can Altun, Hazar Kaplanı ve Anadolu Parsı’nın yaşam mücadelesini kendi deneyimleriyle ilişkilendirdi. Gerçek fotoğrafları referans alıp yapay zekâ araçlarından yararlanarak hazırladığı belgeseli üç ayda tamamladığını belirten Altun, sonraki projesinde tek bir insanın hikâyesini ele alacağını söyledi.
Hayaletin Evi Yok filminin yönetmeni Ege Yılmaz, çalışmanın Varşova Film Okulu’nda bir proje olarak başladığını ve kendi yersiz yurtsuzluk hissinden beslendiğini anlattı. Yılmaz, önceki filmi Lumina ile bu yapımın benzer temaları paylaştığını ifade etti.
Adım Adım Eve, Karabağ’daki mayın tehlikesini konu alıyor. Senarist Elif Feyza Demir, yönetmen Evrim İnci ve yapımcı Berker Bülbüloğlu, gösterim sonrasında filmin hazırlık ve çekim sürecini anlattı. İnci, Azerbaycan’a yaptığı gezi sırasında mayın sorununu öğrendikten sonra projeyi geliştirmeye başladığını söyledi. Çekim alanındaki güvenlik kuralları ekibin hareketlerini ciddi biçimde kısıtladı; ekip üyeleri çelik yelek kullandı ve belirlenen güvenlik talimatlarına uymak zorunda kaldı.
Festival gününün ortak temaları
Günün programındaki filmler farklı anlatım biçimlerine rağmen kişisel mücadele, hafıza, aidiyet ve toplumsal deneyim konularında kesişti. Belgeseller gerçek yaşam öykülerini ve geçmişte yaşananları öne çıkarırken kısa filmler siyaset, çocukluk, cezaevi deneyimi ve farklılık hissini kurmaca ya da animasyonla işledi. Gösterim sonrası söyleşiler, film ekiplerinin yaratım süreçlerini ve hikâyelerin kişisel çıkış noktalarını izleyiciyle paylaşmasına imkân verdi.
